Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player


          Her şey hayalle başlar. Hayaller ise sevgiyle yoğruldukça anlam kazanarak gerçekliğe dönüşür. İnsan, ilk önce yapmak istediklerini hayal dünyasına yerleştirir ve hayal ettiklerini düşünce dünyasına aktarır. Zihni melekede düşüncelerini oluşturduktan sonra idealize ettiği hususları içsel dünyasında kavurarak bunun nasıl gerçekliğe dönüşeceğini tasarlar. Bütün bu aşamalardan sonra düşünce eksenine yerleştirdiği idealler, aslında adım adım gerçekleşiyor demektir.

          "Düşünce"nin ve "fikrin" kişisel yönden olduğu kadar toplum yaşamında ve insan yönetiminde çok büyük bir yer tuttuğunu belirten Atatürk, "Zabit ve Kumandanla Hasbihal" adlı kitapta da, "düşünce"nin önemi üzerinde durarak, Hz. Musa (A.S.), Hz. İsa (A.S.), Hz. Muhammet (S.A.V.)'in ve toplumun bağrından çıkan kahraman öncülerin içinde yaşadıkları toplumların düşünce, inanç ve özlemlerinin temsilcisi olduklarını belirttikten sonra, "düşünce"nin önce "seziş"e arkasından "inanış"a dönüşerek kişi ve toplum hayatını derinlemesine etkilediğini öne sürmüştür.

          İnsanlara yön veren ana rehber şüphesiz, düşünceler ve bu düşünceleri sezinleyen ve genelleştiren kimselerdir. Düşüncenin iç ve dışsal özelliği de, haklı hiçbir itirazın bozamayacağı biçimde kendini kabul ettirmektir. Bu olgunun gerçekliğe dönüşebilmesi, düşüncenin aşama aşama "seziş" biçiminde değişerek inanışa tekamül etmesiyle mümkündür.

          Öncelikli olarak amacımız; düşüncelerin kesişimini düşünce ekseninde buluşturarak toplam sinerjiyi oluşturup ülkemizin yapısal ve işlevsel sorunlarına çözüm üretmek amacıyla stratejik derinlikte katkıda bulunmaktır. Özellikle toplumumuz, iç ve dış olumsuz cereyanların etkisiyle; kültürsüz, bireysel heyecan ve kaygılarla yaşanan, estetik değerlerden yoksun duyarsız bir toplumun habercisi gibidir. Her şeyden önce bu olumsuz gelişmeleri tersine çevirecek stratejik amaçlı politikalar üretip özellikle bu bağlamda insan merkezli değerleri öncüllemektir.

          Orta Asya'dan başlayarak, dünyanın dört bir köşesine yaptığı akınlarla destanlaşan, adaleti ve etkin hizmeti ile her bakımdan yer yuvarlağına damgasını vuran ve dünyanın göbek taşı konumundaki Türkiye Cumhuriyetini kurmuş yüce bir milletin bireyleri olduğumuzu asla unutmamalıyız. Bu eksende Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün "Türk Çocuğu ecdadını tanıdıkça  daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet  bulacaktır" veciz ifadesinden hareketle 2023 Platformu  olarak ayrıca, engin ve derin tarihsel hafızamızdan yararlanarak, tarih ve tarihini bilmeyen milletler geleceği yönetemez cümlesinde vücut bulmuş şekliyle,  büyük ulus ve devlet olma bilincinin gelişmesine ve değer odaklı bilgi toplumunun oluşmasına yeni stratejik bakış aşısı ve açısıyla özellikle de kaybedilen değerleri yeniden kazanmak amacıyla katkı sağlamaktır.

          Bu cümlelerden hareketle, yüce ideallerle oluşturduğumuz 2023 PLATFORMU bu amaçları gerçekleştirmek için kurulmuştur.
 
          Bu pak, içli duygu ve düşüncelerle hepinize en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.


Ali KOPLAY
2023 Sinerji ve Düşünce Platformu Başkanı